Türkiye

50 yıl sonra gelen sandık

Avrupalı Türkler 50 yıllık göç tarihinde ilk defa yurtdışında yaşadıkları ülkelerde oy kullanabilecek. Yurtdışında oy verme hakkı kimilerine göre toplumu ayrıştırıcı adım, kimilerine göre ise geç kazanılmış önemli demokratik hak.

Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının ve Türk sivil toplum kuruluşlarının gündeminde 10 Ağustos’da gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Yüksek Seçim Kurulu’nun vermiş olduğu bilgilere göre yurtdışında üç milyona yakın seçmen yaşamakta. Seçmenlerin büyük çoğunluğu ise Avrupa’da. Cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçilirken, 50 yıllık göç tarihinde ilk defa Türkiye vatandaşlarının yaşadıkları ülkelerde sandık kurulacak. Türkiye Cumhuriyetinin temsilciklerinde veya temsilciklerin belirlediği mekanlarda gerçekleşecek olan oy verme işlemi, Avrupalı Türklerin siyasetle ilişkisini yeniden şekillendirecek. Avrupalı Türkler Cumhurbaşkanlığı seçimi, Genel Seçim, Referandum gibi süreçlerde söz sahibi olacak ve Türkiye Cumhuriyetinin siyasi kaderini Türkiye’de yaşayan vatandaşlar ile birlikte belirleyecek.

Ak Parti’nin yurtdışında yaşayan vatandaşlar için getirmiş olduğu bu hak uzun vadede Avrupalı Türklerin hayatında önemli değişikliklere yol açacağını bugünden gözlemlemek mümkün. Artık Türkiye’den gelen siyasi ve bürokratlar yurtdışında yaşayan Türkiye vatandaşlarının sorunlarını yakından takip ediyor ve çözüm önerileri geliştiriyor. Ak Parti iktidarı öncesi yurtdışında yaşayan Türkler muhattap bulamazken bugün Milletvekilleri, Bakanlar yaşadıkları ülkelere sık sık gelmekte, kendileri ile birebir görüşüp eksiklikleri yerinde görüp tespit etmekte.

Avrupa’da yaşayan bazı vatandaşlar ve yabancı medya yurtdışında oy kullanma hakkının Avrupalı Türkleri siyasallaştırıp ayrıştıracağını idda etmekte. Bunu savunanlar ya Avrupalı Türkleri tanımıyor, ya da iyi niyetli değiller ve demokrasinin teminatı olan siyasi katılımı sabote etmek istiyor.

Avrupalı Türkler her zaman siyasal bir kitleydi. Göç hikayelerinin merkezinde ekonomik gerekçeler olsa dahi, Türkiye’de yaşanılan siyasi mücadeleler, kavgalar onları her zaman yakından ilgilendirdi. İşçi göçü ile gelmeyenler Türkiye’nin iç siyasetini ve yaşanılan insan hakları ihlallerini sebep göstererek Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerine iltica ettiler. Avrupaya göç edenler ya dini değerler – cami veya cem evi etrafında, ya da milli değerler – Türk veya Kürt dernekleri etrafında toplandılar. Din ve siyaset Avrupalı Türkler için göç etmiş oldukları topraklarda kendi ülkelerine ve kültürlerine ait tutundukları en önemli ve belirleyici değer oldu. Bugün Avrupa’da doğmuş ve yetişmiş olan 3. nesilin mutlaka dini veya siyasi sivil toplum kuruluşları ile ilişkisi olmuştur ve çoğu dilini, dinini, Türk kültürünü buralarda öğrenmiş ve yaşamıştır. Devami… http://www.gazetesiz.com/makaleler/asiye-bilgin/50-yil-sonra-gelen-sandik-123120.html

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.