AB

Siyasallaşan Almanya Cumhurbaşkanı

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck Türkiye’ye seyahat etmeden önce Başbakan Erdoğan’ın siyasetini eleştireceğinin sinyallerini vermişti. Neredeyse bütün medya kuruluşları tek ses bu eleştirilerin gerekli olduğunu haber ve analizlerinde dile getirdi. Gauck’un adeta had bildirme tavrıyla, tepeden bakan tarzda konuşmaları hem Avrupalı Türklerin çoğunluğunda, hem de Türkiye’de ters etki yarattı. Almanların hesaba katamadığı bir sürece girildi.
Gezi süreci Almanya siyasetçileri  ve medya kuruluşları tarafından açıktan desteklendi. Bu destekte Türkiye hükümeti ile ilişkileri olumsuz etkileme riski olmasına rağmen hiç azalma olmadı. Bu desteğin devamı olarak Cumhurbaşkanı Gauck açıktan Başbakan Erdoğanı misafir olduğu ülkede eleştirdi. Başbakan’ın Ak Parti grubunda Gauck’un söylediklerine sert cevap vermesi, Almanya’da tokat etkisi yarattı. Beklenen bu değildi. Almanya’nın Gauck’un Türkiye ziyareti ile vermek istediği ‘biz sizin  iç meselelerinizle yakından takip ediyoruz, gidişattan memnun değiliz’ mesajı, Başbakan’ı tanıyanların beklediği, tanıdığını sananların ise şok yaşayarak izlediği bir karşılık buldu.
Peki ama nasıl oldu da, Stratejik ve diplomatik hareket etmekte tecrübe sahibi olan Almanya devletinin Cumhurbaşkanı skandal denebilcek bir Türkiye gezisi gerçekleştirmiş oldu? Bu süreçten sonra Almanya bu soruyu kendine daha sık sorması gerekecek. Zira şimdiye kadar analizlerine ve öngörülerine güvendikleri, tüm kurumları ile destekledikleri bir kesim var ki, onların ‘Akıl hocalığı’ ile Türkiye’yi okumaya ve anlamaya devam ederlerse komik duruma düşmeye devam edecekler. Bu sığ muhalif tavır ve söylem, 3,5 Milyon Türkün yaşadığı Almanya devletine yakışmıyor.
Almanya’nın Türkiye okuması uzun zamandır sağlıklı değil. Alman kamuoyu 30 Mart Yerel Seçimlerinde en az Türkiyeli muhalifler kadar hayal kırıklığına uğradı. ‘Türkler nasıl olurda Erdoğan gibi bir ‘Diktatörü’destekleyebilir?’ soruları sıkça medyada yer aldı. Gülen medyasının bu okumadaki rolü de küçümsenmemeli. Yalan ve yanlı haber servis etmekte, Türkiye’yi kötülemekte adeta ezelden beri azılı Ak Parti muhalifleriyle yarıştılar. Sonuç ise bu yalanları yayanlar için de, yalanlara inananlar için de hüsran oldu.
Başbakan Erdoğan şeffaf ve demokrasi ilkelerine uygun 30 Mart yerel seçimlerinde aldığı oylar ile halkın koşulsuz desteklediği bir lider olduğunu kanıtladı. Bu gerçekle yüzleşmek sadece Türkiyeli muhaliflerin değil, öyle gösteriyor ki Alman kamuoyunun da görevi. Erdoğan’ı destekleyenleri küçümseyen ve yok sayan tavır sürdürülemez bir tutum. Gauck’un ziyareti ve Başbakan Erdoğan’ın söylemleri iki ülke arasında yeni bir dönemin açıldığının sinyallerini verdi. Gauck’un bilerek yada bilmeyerek sebep olduğu açıktan yüzleşme önümüzdeki süreçte Almanyalı Türklerin siyasi angajmanını da etkileyecek.
Cumhurbaşkanı Gauck’un sandığı gibi Almanya’da yaşayan Türklerin hepsi Erdoğan siyasetine muhalif değil. Tam aksine, ezici bir çoğunluğu Başbakan Erdoğan’ı desteklemekte. Bu UETD’nin gerçekleştirmiş olduğu ‘Demokrasiye Saygı’ mitinginde gözler önüne serildi. 50 bin insan Başbakanı ve uyguladığı politikayı desteklemek için Düsseldorf’ta toplandı. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük vurgusu yapıldı. Erdoğanı destekleyenler de en az Erdoğana muhalif olanlar kadar evrensel değerleri benimseyen, demokrasi ve insan haklarını destekleyen bir kitle. Belki Almanya Cumhurbaşkanının öğrenmesi gereken bu. Gauck Türkiye ziyaretinde, benim Cumhurbaşkanım olmaktan uzak hareket etti. Küçük bir zümrenin Cumhurbaşkanı olmayı tercih etti. Alman vatandaşı olan benim bu tavrı doğru bulmam imkansız. Almanya’da benimle aynı hissiyatı paylaşan Milyonlar olduğuna eminim.
Başbakan Erdoğan’ın Almanya ziyaretleri şimdiye kadar çok tartışıldı. Erdoğan Alman topraklarında Türkiye siyaseti yapıyor diye ağır eleştirilere maruz kaldı. Almanya ilk defa Gauck aracılığı ile Türkiye topraklarında siyaset yaptı ve Türkiye’nin iç meselelerine açıktan karıştı. Unutulmaması gerekir, Türkiye’de 3,5 Milyon Alman yaşamamasına rağmen Gauck bunu yaptı. Bu tavır bundan sonra Başbakan Erdoğan’ın elini güçlendirecektir. 24 Mayıs’ta UETD’nin 10. Yıl Kutlamasına onur konuğu olarak katılacak olan Başbakanı yirmi bin insan Lanxess Köln Arena’da dinleyecek. Milyonlarca Türk ise televizyondan canlı izleyecek.
Başbakan’ın Almanya’da yaşayan Türklerle buluşmasını şimdiye kadar negatif yorumlamış olan Alman siyasetçi ve gazeteciler sanırım 24 Mayıs’ı koltuklarında kahvelerini yudumlarken keyifle izleyecekler. Çünki Başbakan her ne söylerse söylesin, bunu duymayı hak etmiş olacaklar.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.