Türkiye

Sosyal Demokrat Soslu Muhafazakar Hükümet

22 Eylül Almanya genel seçimleri üzerinden dört hafta geçti ancak hükümet kurulamadı. Hristiyan Demokratler (CDU) seçimlerde %41,5 oy almasına rağmen Merkel tek başına iktidar olamadı ve sadece 5 Milletvekili ile Parlamentodaki mutlak çoğunluğu kaybetti. Sosyal Demokratlar ise %25,7 oy ile sandıktan çıkan ikinci parti oldu.
CDU’nun Yeşillerle başlattığı koalisyon görüşmelerinde başarı sağlanamaması ve Yeşillerin görüşmeleri sonlandırması CDU’yu alternatifsiz SPD’ye yöneltti.
229 SPD Parti delegelerinin 31 red, 2 kararsız ve 196 evet oyuyla SPD’nin koalisyon görüşmeleri için getireceği 10 şarti oyladı ve CDU/CSU ile Koalisyon görüşmelerinin başlama kararını aldı.
SPD Parti Başkanı Sigmar Gabriel koalisyon görüşmelerinin başlamasından mutluluk duyduğunu belirtti ve mümkün olursa Noel tatili öncesi hükümeti kurmak istediklerinin altını çizdi.
SPD’nin10 Temel Şartı
SPD’nin koalisyon görüşmelerinde öne sürdüğü 10 temel şart şunlar:
  1. Emeğin karşılığının verilmesi: Asgari saat ücretin 8,50 Euro olması.
  2. Yaşlılıkta fakirlikle mücadele: Emeklilik sisteminin doğu ve batı Almanya’da eşitlenmesi.
  3. Bakıma muhtaç insanların durumunun düzeltilmesi. Sağlık sektöründe çalışanların şartlarının iyileştirilmesi.
  4. Kadın Erkek fırsat eşitliğinin her alanda sağlanması. Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eşit emeğe eşit ücretin verilmesi ve bu hakkın Anayasal güvence altına alınması. Ayrıca yönetici pozisyonda çalışan kadın sayısının arttırılması.
  5. Opsiyon Modelinin kaldırılması ve Çifte Vatandaşlık hakkının verilmesi.
  6. Belediyelerin mali yönden güçlendirilmesi ve sosyal hizmet maliyetlerinin sürdürülebilir azaltılması.
  7. Alt yapı çalışmalarının devamı ve genişletilmesi.
  8. Eğitim Sisteminin iyileştirilmesi ve daha adaletli olması: Okul ve okul öncesi eğitimi bireysel ihtiyaçlara göre belirlenmesi ve aile ile iş hayatının bağdaşmasının sağlanması.
  9. Finansal piyasaların etkili bir şekilde düzenlenmesi: Finansal İşlem Vergisi’nin yürürlüğe girmesi.
  10. Avrupa’da büyümenin sağlanması ve işsizliğin giderilmesi: AB ülkelerinin sürdürülebilir büyüme ve finans politikası izlemesini sağlamak. Ayrıca genç işsizlikle mücadeleyi Avrupa çapında güçlendirmek. 
Parti tabanının Büyük Koalisyona bakışı
SPD Parti yönetiminin delegeleri ikna etmesi zor olmadı ancak ikinci aşamada Üyelerin ikna edilmesi söz konusu olacak ki, bu hiçte kolay olmayacağa benziyor. 470.000 SPD Üyesi Koalisyon görüşmelerinin sonucunu oylayacak. Tam kesinleşmemekle birlikte üyelerin mektup yoluyla oy kullanabileceği konuşulmakta.
Parti yönetimi ve delegeler Büyük Koalisyona sıcak baksa da parti tabanı endişeli gözükmekte. Güçlü muhalefet olmaktansa iktidarın güçsüz partneri olmak tabanın çoğuna anlamsız gelmekte. Ayrıca bir dahaki genel seçimlerde önceki hükümet ortağı Hür Demokratların (FDP) başına geldiği gibi SPD’nin de etkisiz politika izlemekten oy kaybına uğramasından endişe edilmekte.
22 Eylül Genel Seçimleri sonrası Parlamentodaki siyasi partilerin sandalye dağılımına bakıldığında Merkel için Büyük Koalisyon en ideali gözükmekte. Hristiyan Birlik Partileri ile Sosyal Demokratların iktidarı paylaşması, muhalefeti güçsüz ve etkisiz bırakacak. Merkel istediği her köklü ve tartışmalı değişimi SPD’nin desteğiyle, muhalefete rağmen, geniş parlamenter katılım ile gerçekleştirebilecek. 
Koalisyon Görüşmeleri ve Türklerin Talepleri
Seçim öncesi değişik Türk STK temsilcileri ‚Seçime Git’ İnisyatifi kurarak etkin çalışma yürüttüler. İnisyatifin iki temel hedefi vardı. Bir taraftan Alman vatandaşı Türklerin seçime katılımını arttırmak, diğer taraftan da tüm partiler ile iletişimi sağlayarak Türk toplumunun taleplerini yüksek sesle dile getirmek. Kamu spotları ile siyasi katılıma dikkat çekildi.
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) olarak Almanya çapında ondört panel düzenledik ve partilerin milletvekili adaylarını halkla buluşturduk. Bu buluşmalarda ortaya çıkan ortak konular ise Türk toplumunun hassasiyet ve beklentilerini ortaya koymakta.
Alman vatandaşı olan Türklerin politikacılardan beklentileri özetle şunlar:
  • Opsiyon Modelinin kaldırılması ve Çifte Vatandaşlığın mümkün kılınması
  • Ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı ile etkin mücadele
  • Son yıllarda her alanda kendini hisettiren İslamofobi ile mücadele
  • İslam dininin resmi statüye kavuşması
  • Aile birleşiminde şart koşulan dil sınavlarının kaldırılması ve aile birleşimin kolaylaştırılması
  • Avrupa Birliği ile yürütülen katılım müzakerelerinde Türkiye’ye karş haksız tutumun sonlandırılması
  • Siyasi partilerde, iş hayatında, kamu da göçmen kökenlilerin daha fazla yer bulması
  • Yabancılar için fırsat eşitliğinin sağlanması
 Almanya’nın geleceğini göçmenler belirleyecek
Almanyanın nüfusu azalmakta ve yaşlanmakta. Uzmanlar 20 yıl sonra yaşlanan nüfusun etkilerinin her alanda kedini göstereceğini savunmakta. Özellikle sosyal devlet kazanımlarının bu değişimden etkileneceği varsayılmakta ve ekonomik büyüme verilerinin uzun vadeli yaşlanan bir toplum ile sürdürülemiyeceği tespiti yapılmakta. Bir çok alanda kalifiye iş gücü eksikliğinin oluşması beklenmekte.
Almanya bu yıl Berlin’de ikinci Demografi Zirvesi’ni gerçekleştirdi. Siyaset, ekonomi ve sivil toplum arasında diyaloğu amaçlayan bu zirvede, demografik değişimin gelecekte ortaya çıkaracağı sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı.

Almanya’nın önümüzdeki onyıllarda sürdürülebilir başarısı, göçmenlerin bu ülkede kazanım olarak algılanmasıyla mümkün. OECD’nin 2008 yılında yayınlamış olduğu araştırmaya göre 27 Avrupa ülkesi arasında göçmenlerin en fazla fırsat eşitsizliğine maruz kaldığı ülkelerden birisi  Almanya. Bu araştırma gösteriyor ki, müslüman göçmenlerin entegrasyona direndiği algısı toplumsal önyargıdan kaynaklanmakta. Önyargıların sorumlusu olarak sadece göçmenleri görmek haksızlık olur. Toplumun geneli, medya ve siyasiler hep beraber üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.